İçerik ekle
Bizimle buluş yazıları, fotoğrafları ve videoları paylaşarak dibi delik kupa, kömürlü ütü, pipet ve kesekağıdı kazanabilirsiniz.
Ekolayzer
Türk buluşçular
Son yorumlar
-
Kayısı Çekirdeği Çıkarma Makinesi
İşte türk insanının kafası
ömer faruk -
Virüs destekli solar paneller
harika bununla ışığı daha da yoğunlaştırmada kullanabilirsek mükemmel olacak. TEŞEKKÜRLER.
hüseyin kızılsu -
Televizyon
Çok ilgnç yaho
Metehan gurbuz -
Klima
Carrier. Klimanın babası buymuş demekki...\nMükemmel bir buluş olduğunun farkındayım. Soğutucu akışk
Aydın -
Kayısı Çekirdeği Çıkarma Makinesi
merhaba ben malatyada kaysı üreticisiyim islimlenmiş kaysı çekirdeğini hangi makina ile çıkarılır va
metin GÖÇER
Türk buluşları
Pamuk Toplama Makinesi
Ziyaret et!
Kayısı Çekirdeği Çıkarma Makinesi
Ziyaret et!
Anoskop
Ziyaret et!
Suda Batmayan Mayo
Ziyaret et!
Asansörlü Korniş
Ziyaret et!
Göz Almayan Far
Ziyaret et!
Ameliyat İğnesi
Ziyaret et!
Bir Ameliyat Yastığı
Ziyaret et!
Bombanın Başlangıcı
- Ziyaretçi Sayısı: 59
- Ekleyen: deadther
Bomba çok eskiden bulunmuş bir silahtır.Romalıların bomba kullandığı biliniyor. Bombayı, düzenli ordular içinde, ilk kez kullanan ise, Fransızlar olmuştur (1427). İkinci Viyana Kuşatması’nda Avusturyalılar, 1808-1809 yıllarında da Napoleon orduları bomba kullandılar.
Havada atılan ilk bombalar ise, 1849 yılında, Avusturya ordusunda kullanıldı. Bunlar, sıcak hava balonlarına tutturulmuş, ağır ağır yanan tapalarla donanmış bombalardı. Avusturyalılar bu bombaları Venedik’e attılar. Bu ilk bombaların yaptığı hasar fazla etkili olmasa da, Venedik halkını son derece korkutmaya yetti.
Bombaları ilk kez uçaktan atanlar ise, İtalyanlar oldu. 1912 yılında, İtalyan pilotları Batı Trablus üzerine içleri nitrogliserin doldurulmuş kutular attılar. Aynı yıl, İspanyollar da, Faslılar’a karşı bomba kullandılar.
Osmanlılar da, 1877- 1878 seferinde, Şıpka ve Pievne savaşlarında, Ruslara karşı bomba kullanmışlardır. Bomba, Birinci Dünya Savaşı sırasında, geniş ölçüde kullanılmaya başlandı. Kurtuluş Savaşı sırasında ise, Türk işçilerinin yaptığı ve “Ankara Bombası” adı verilen bombanın büyük yararları görüldü. İkinci Dünya Savaşı’nda ise, bombalar çok geniş ölçüde kullanıldı. Birinci Dünya Savaşı’nda, A.B.D. Hava Kuvvetleri, topu topu 125 ton bomba attığı halde, İkinci Dünya Savaşı’nda yalnız İngiltere üzerine 42.000 ton bomba atıldı.
Bomba, hedefine ulaştıktan sonra patlayacak biçimde tasarlanmış bir silahtır.
Bombanın yapısı
Bombalar genelde dört bölümden oluşur. Bunlar dış kılıf, bombanın havada dengeli gitmesini sağlayan kanatçıklar, tapa ve tapayı ateşlemeye yarayan düzenektir.Hedefe önceden yerleştirilip bir zaman yaralayıcısıyla patlatılabilir.Ama ilk bombalar top mermisine benziyordu ve barut doldurulmuş metal bir küre biçimindeydi. Ağır ağır yanan bir fitille ateşlenerek patlatılıyordu. Düşman siperlerine elle ya da havan topuyla atılan bu tür bombalar ilk kez 16. yüzyılda kullanılmıştır.
İkinci Dünya Savaşı’nda atılan atom bombası
İlk atom bombası, İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru ABD’de yapıldı. Nazi Almanya’sında da aynı konuda araştırmalar yapıldığı için atom bombasının yapımı çok gizli tutulmuştu. Atom bombasının bu yıkıcı gücü, uranyum ve plütonyum atomlarının bölünmesi sırasında açığa çıkan enerjiden kaynaklanıyordu. ABD, 1952'de atom bombasından çok daha etkili ve yıkıcı bir silah olan hidrojen bombasını geliştirdi. Hidrojen bombasının ürkütücü boyutlardaki patlama gücü, hidrojen atomlarının birleşerek helyum atomlarına dönüştüğü termonükleer tepkimeden doğar. Bir başka deyişle, hidrojen bombasının patlaması bir çekirdek kaynaşması ya da birleşmesidir (füzyon). Oysa atom bombasınınki bir çekirdek bölünmesidir (fisyon). Sovyetler Birliği, bu iki bombayı da ABD’den daha sonra geliştirdi. İlk atom bombasını 1949'da, ilk hidrojen bombasını 1953'te yaptı. İngiltere ise ilk atom bombasını 1952′de, ilk hidrojen bombasını 1957'de denedi. Daha sonra Fransa 1960'ta, Çin de 1964'te ilk atom bombalarını patlattılar . Bir tek nükleer bombadan doğan patlama dalgaları ve açığa çıkan ısı, bütün bir kenti yok edebilecek güçtedir. Çevreye yayılan radyoaktif ışınlar ya da radyasyon da bütün canlıları öldürür ya da kuşaktan kuşağa geçecek onarılmaz hasarlara yol açar. Öte yandan bu ışınlar ve rüzgârla savrulan radyoaktif tozlar, uzun süre atmosferde kalabilir ve yeniden yeryüzüne indiğinde de (radyoaktif serpinti) canlılar için sürekli bir tehlike oluşturur. Bu yıkıcı silahların kısıtlanması ve yasaklanması için 1963′ten bu yana silahsızlanma çalışmalar yürütülmüş ve bu çalışmalarda belirli bir başarı elde edilmemiştir.


